Osman Hamdi Bey’i (1842-1910) ne kadar tanıyorsunuz? Ressam, siyaset adamı, arkeolog, müze yöneticisi ve Mimar Sinan Üniversitesi’nin kurucusu olmanın yanında o tam bir misyon adamı. O, kadını resimlerinde bir dogma olmaktan çıkarmış. Eşi ve ailesine verdiği önem ve değeri de çektirdiği fotoğraf karelerinden izliyoruz. Aile yaşamında duygusal, kendini geri planda tutan, ailesine öncelik veren çok farklı bir Osman Hamdi görüyoruz.

Bugün sizinle paylaşmak istediğim eser; Osman Hamdi Bey’in eşi Marie Hanım’ı (sonradan Naile Hanım olarak bilinen) resmettiği 1906 tarihli tuval üzerine yağlı boya olan “Mimozalı Kadın” eseri. O dönemde daha kadınlar tuvallere konu olarak yansımamışken Osman Hamdi bey tuvalinde kendi eşini resmetme cesaretini göstermiş. Osman Hamdi Bey ne kadar oryantalist resim tarzını benimsemiş olsa da, bu eserinde daha farklı bir tarza (konu seçimi, konunun resmedilmesi ve resmin atmosferi) sahiptir. “Mimozalı Kadın” bu bağlamda çok belirgin özellikler taşır. Resmin fonu (arka planı) tamamen kırmızının tonları kullanılarak boyanmıştır. Bu yöntem ilgiyi tamamen portreye yönlendirir. Gözlerimiz, portrenin yüz ifadesi, mimik kullanımı ve yüz yapısını inceler. Eğer fonda mimari bir eleman, renkli süslemeler gibi detaylar olsaydı gözümüz onlara da takılacak dolayısıyla dikkatimizi portrede toplayamayacaktık.

Osman Hamdi Bey “Mimozalı Kadın”, 1906, Tuval üzerine yağlı boya, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Koleksiyonu
Fonda kırmızının kullanılması bir diğer anlamda şöyle yorumlanabilir; aşkın kalplerimizi ısıtması gibi Osman Hamdi Bey eşine duyduğu aşkı ve sevgiyi kullandığı kırmızı tonlarla ifade etmiştir. Fonun sağ kısmında (mimozaların arkası) fırça darbeleriyle oluşturulmuş adeta koyu bir dumanı anımsatan bölüm ise hala taze kalan aşkın bir temsili olarak yorumlanabilir. Bu alan aynı zamanda resmin derinliğine katkı sağlamaktadır.

Resimde bir diğer dikkat çeken unsur ise kıyafetlerdir. Kadının pelerini simsiyahtır fakat içerisinde yer alan elbisesi saten, parlak kumaşlardan yapılmış ve dantellerle süslenmiştir. Siyah pelerinin altında ışıl ışıl, çok şık bir görünüm sunar. Bu görüntü aynı zamanda yüzünü batıya dönmüş bir yaşam stilini de yansıtmaktadır. Osman Hamdi Bey’in gelişime olan arzusu ve batıya dönük yüzü, kullandığı bu yöntemlerle farklı eserlerinde de görülmektedir.
Ve mimozalar, aşkın ve baharın simgesi. Bahar gelmek üzereyken açan mimoza çiçekleri tazeliği, yeni başlangıçları (baharın gelişiyle) ve kadını sembolize etmektedir. Sarı rengin resimde tercih edilme nedeninin sembolize ettiği duygular olduğu kadar, parlak sarı rengiyle ışıl ışıl parlayan çok dikkat çeken bir renk oluşudur. Sarının şiddeti ve diğer renklerle olan kontrastlığı (karşıtlığı) ilk bakışta dikkatleri çeker. Tuvalin sağ alt kısmına baktığımızda dikkatlerimizi çeken, mimozaların adeta resmin dışına çıktığıdır. Bu anlayış resmin geneline hakimdir. Mimoza çiçekleri tuval dışında da devam ettiği hissini verir ve neredeyse kokusunu hissettirir. Tıpkı sevdiği kadın Marie Hanım gibi.
Mimoza çiçeklerini daha yakından araştırdığınızda zor kırılan dalları ve hoş kokusu ile kadına ithaf edilen bir çiçek olduğunu da göreceksiniz. Osman Hamdi Bey’in bu detayı atlaması düşünülemezdi!
Marie’nin vücut duruşu dikkatlerimizi çeken bir başka unsurdur. Sanatçı figürü tuvalin tam ortasına konumlandırmak yerine, biraz sola yatık konumlandırmış. Marie (Naile Hanım) ön-yan (3/4) görünüşle sandalyeye oturtulmuştur fakat çok dikkatli bakınca sandalye detayı fark edilmektedir. Figürün bu duruşla resmedilmesi aynı zamanda klasik olanı değil daha modern bir resmetme tarzına dikkat çekiyor. Her zaman bildiğimiz gibi Osman Hamdi’nin klasik olanı aşmak isteyen ilerici tavrının “Mimozalı Kadın” resminde de yaşamaya devam ettiğini görüyoruz.
“Mimozalı Kadın” bugün Mimar Sinan Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda yer almaktadır. 2020 yılında Mimar Sinan Üniversitesi ve Beyoğlu Belediyesi iş birliği içerisinde eserin bir kopyası Kılıç Ali Paşa Mahallesi Beyoğlu’nda bulunan Enli Yokuş merdivenlerine resmedilmiştir. Bu bölgenin tercih edilme sebebi geçmişte Osman Hamdi Bey’in bu bölgede belediye başkanlığı yapması ve Mimar Sinan Üniversitesi (Fındıklı/Beşiktaş) kuruculuğu görevi üstlenmesidir. Belediye ve Üniversite resim bölümü öğrencilerinin bu ortak çalışması, zamanında bu bölgeye iz bırakmış olan Osman Hamdi Bey’e ve hizmetlerine bir teşekkür niteliğindedir.

Bu bölümün ortaya çıkışına ilham olan Bizim Resmimiz Programı @gulvelikaya ve @burcupelvanoğlu sohbetine teşekkürlerimle ! Osman Hamdi Bey’in “Mimozalı Kadın” eserini analiz ettiğim bölüm Semra Ay Çırpan YouTube kanalımda yayında! Keyifli seyirler dilerim
https://www.youtube.com/watch?v=WpAksaYoRXc
Copyright © 2021 Semra Ay Çırpan. Tüm Hakları Saklıdır.
Fotoğraf & Tasarım: Roll Yapım